‘MUTLU VE MUTSUZ’ ÇİFTLER İÇİN, ÇİFT ATÖLYESİ YENİDEN İSTANBUL’DA

Çift atölyesi, bir eğitim ya da seminer değildir.
Çiftlerin birlikte güçlendikleri, ortak çalışmalar yoluyla, ‘özel bir bağ ve hal’ yaşadıkları iki günlük bir deneyimdir. Bu bağ, çeşitli düzeylerde fark edilir hale gelir. Böylelikle bireyler, eşi aracılığıyla ‘kendi merkezini’ bulur, yani dağılmışlıktan ve yorgunluktan kurtularak öz güvenli hale gelir ve kişisel dayanıklılığını artırmış olur. ‘Merkezlerini-öz güvenlerini’ bulan, çocukluktan gelen yaralarını iyileştiren ve dayanıklılığı artan bireyler, eşleriyle çok daha derin ve farklı bir ilişki yaşamaya başlarlar.
Tıpkı workshopa katılan bir eşin dediği gibi; “Sadece eşimle benim bildiğim, başkasına anlatılması mümkün olmayan, birbirimizle göz göze geldiğimizde bile anladığımız bir şey bu. Tarifi ve adı yok!”

Workshoptaki çalışmalar yoluyla, eşler kendi kişisel dayanıklılığını artırdığı gibi, zor zamanlarla başa çıkmak için etkili ve basit yollar deneyimler.
‘Evliliğin anlamı’ nın yeniden belirginleştirilmesi çalışmalarıyla da (Aile Hayat Ağacı), ilişkinin çatısı güçlendirilmekte ve böylelikle ailenin gidebileceği yol güçlendirilmiş olmaktadır. Eşlerin ortak hayalleri canlandırılır.
‘Yeniden derinlik kazandırma’ çalışmalarıyla ise, ihtiyaç duyulduğunda ‘bağ’ı güçlendirmek ve ilişkide derinlik kazanma becerisi geliştirilmektedir.
Bunlar gibi daha bir çok özel çalışmayla evliliğin büyülü dünyasının derinlikleri keşfedilmektedir.

Eğitimin Zaman Planlaması Nasıldır?
Workshop çift çalışması bir hafta sonu, iki gün gerçekleştirilmektedir. Çalışma saat 10:00‘da başlayıp 19:00‘da bitmektedir.

Atölyenin ilk birkaç saati, öğleye kadar bilgi ağırlıklı gitmekle birlikte diğer vakitlerde herkes kendi eşiyle baş başa çalışarak deneyim yaşamaktadır. Bu çalışmalar grup halinde olmadığı için çiftlerin mahremiyetleri korunur.

Katılımcı Yorumlarından Bazıları;

”Aile olmanın gerçek mutluluğunu, bağlılığını, samimiyetini, sıcaklığını gördüm, yaşadım. Yirmi bir yıllık evliliğimiz farkına varamadığımız yönleriyle bir hazine sandığı ise Ramazan Bey çift atölyesi ile bize o hazine sandığının anahtarını, eşimde en kıymetli mücevherini sundu. Boşanmak üzere olduğum bir evliliğim vardı. Ben bu atölyede evliliğin sağlam kökler ve gövde üzerine bina edildiğinde yaprak çiçek ve meyveleri dökülse de sonbahar, kış yaşansa da, fırtınalar kopsa da yeniden yeşereceğini gördüm. Ağacın kökleri çürümeye yüz tutsa bile (”boşanmaya karar verdim, artık son noktaya geldim.” dediğimi düşündüğüm an da bile) fark ettim ki; kökteki, çekirdekteki program nasıl (koşulsuz sevgi ile) köklenip büyüyerek mutlu bir evliliği meyve veriyorsa, ağacın meyvesinin içindeki çekirdeğin programıyla (koşulsuz sevgiyle) tekrardan toprağa ekilip yeniden güçlü bir evlilik oluşabileceğini gördüm. Kalbin içinde bütün tohumları barındırdığını (sevgi, aşk, öfke, nefret kin, merhamet, şefkat) ancak siz toprağa hangisini ekerseniz toprağın size onu sunduğunu gördüm. Otuz altı yıllık hayatım bir labirentse, çift atölyesi ve terapiler çıkış yollarını gösteren bir harita oldu benim için. Ramazan Bey’e çok teşekkür ediyorum. Bize kazandırdıkları, yaşattığı, bu güzel dolu dolu unutulmaz geçen iki gün için.”


“Atölye çalışmalarına eşim tarafından silah zoruyla ve kandırılarak getirildim. Tıp doktoruyum. 21 yıllık evliliğim masaya yatırılacakmış. Şimdiye kadar karakola düşen bir işimiz olmadı,( Filistin askısı ve boks maçları dışında pek bişey olmadı 😀) …. Başta , ne olduğunu anlamaya çalıştım, baktım fena değilmiş, interaktif model ufaktan zorladı ama olsun, yeni evli çiftleri ve içinde bulundukları durumu görünce Rabbime şükrettim. Evlilik kutsal , eşinizi Allah’ın emaneti olarak alıp , o pencereden bakarsanız sorun yok, diğer tüm düşünüşler , laf salatasından ileri gidemiyor… Atölye çalışmaları çok iyi düşünülmüş ve planlanmış, benim için bir farkındalık oluştu , 21 yıldır söyleyemediğim ve beni rahatsız eden şeyleri , mayınlı arazide dolaşarak , kırmızı çizgileri belirtme fırsatı oldu. İyiydi, iyi geldi… ben en az 10-15 bardak çay içerken eşimin az çay içtiğini biliyorum ama 1 tane çayı benim zorumla içtiğini fark ettim…. basit bir şey ama önemli.. seansın sonunda ki bağırma sahnesi olmasa daha da iyiydi.. tüm ekibe kandırılarak getirilmiş biri olarak , teşekkür ederim , güzel bir hafta sonu ve farkındalık oluştu.. yeni model çalışmalar olursa yeniden , bu sefer kendi isteğimle katılabilirim ,,; iyi ve hayırlı çalışmalar dileğiyle…”


“Bu sadece bir evlilik semineri değildi aslında.. program adım adım işlenen ve sonuca götüren bir program. ‘bir bütün olarak’ program çok güzeldi..Çok verimliydi.. sadece çiftler katılıyor çünkü uygulamalı bir program bu. Bu nedenle yalnız katılım yararsız.. Atölyenin Çok boyutları var aslında..Ruhi, psikolojik,manevi, ilişkisel, sistemik…
Kullanılan müzikler, gerçek mutluluk NEŞE saçıyor gibi dinledik ve gerçekten öyle oldu.. Mutlu insan, mutlu aile neşe saçar.. Mantık buydu aslında..
Normalde erkekler ders almaktan hoşlanmaz; işte burada ders almıyor ama anlıyorlar… Çünkü dikte edilerek bir şey verilmiyor.. içlerindeki cevherler ortaya çıkıyor..Herkes kendine dönüp evet bende hata varmış sonucuna varıyor bir şekilde..Ve bu kişiyi kendini düzeltmeye götürüyor.. Kadın-erkek herkes derin bir duygusallığa ulaşıyorlar. Ve en önemlisi Rabbimizin bize tavsiye ettiği, ‘Evlilik nedir?’ bunu anlıyorsunuz..Tabi ki uygulamada nefse ağır gelen çok şey dinliyorsun, ama sonunda ‘evet bunu kendim için yapmak zorundayım’ diyorsun.. ‘Hayat ve Evlilik sınanmadır. Kendini eğiten evlilik cennetini Yaşar, cennete gider..’ Bu iki şeyi: bilimsel, manevi ve de uygulamalı öğreniyorsun.. Ve KELİMELERİN gücü..Bunu öğreniyorsun.. Ettiğiniz her kötü ya da iyi söz size döner olayını uygulamalı öğreniyorsunuz..Ve Özel tekniklerle ruhunuzda rahatlama hissediyorsunuz..Yani gerçekten bu sadece bir AİLE SEMİNERİ değildi…😉😉
Anlatılarak deneyimlenecek bir şey değil gerçekten..Ama öğrendiğin ve başkalarına anlatabileceğin çok şey oluyor..ve en önemlisi 40 yıl evli kalanların tecrübesiyle eşinizle 2 gün hiç ayrılmadan yan yana oluyorsunuz ve bu ancak yaşanarak anlaşılacak bir deneyim..
Erkekler hep şey dediler: ‘Eşimin ısrarıyla geldim ama iyi ki gelmişim.. Nasıl bu kadar uzun süre böyle kaldık bizde anlamadık ,zaman, çok hızlı geçti.’ dediler..gerisini siz düşünün☺”


”Birbirimizi çok seviyorduk. Doğru düzgün kavga bile etmemiştik yirmi yıllık evliliğimizde. Çift atölyesine ‘İlişkimiz daha iyi olabilir mi?’ acaba diye katıldık. Bu iki günde ikimiz de gördük ki; bir olmadan çift olunmuyor, çift olmadan da bir olunmuyor. Ve insanın kendisinin dahi farkında olmadığı yaralarını eşinden başka kimse bulup iyileştiremiyor. Böylesine ruhsal bir doyum, böyle içten yakınlaşma yaşamamışız yirmi yılda. Kendim, eşim ve evliliğimiz için yapabileceğimizin en iyisiydi bu atölye. Bize edindirdiği muhteşem kazanımlar için Ramazan Bey’e ve tüm emeği geçenlere tekrar teşekkür ediyorum. Bize bu yolu açan, karşılaştıran Rabbime de sonsuz hamdüsenalar olsun.”


“Çift atölyesi hayatıma tam ihtiyacım olduğunda girdi. Sıkıntılarımız vardı, sıkıntılarımızı çözme noktasında ne yapacağımızı pek bilemiyordum. Çift atölyesi yapılacak diye duydum. İki gün boyunca yoğun ders alacağımızı düşünüyordum (Hatta kağıt kalemle gittik).
Eşime söyledim, pek katılmak istemedi. Ücreti fazla buldu.
Fakat programa katılmazsak sorunların daha çok büyüyeceğinin farkındaydı, biraz gönülsüz, biraz korkuyorduk. Başkalarının yanında aile sorunlarımızı dile getireceğimizi zannediyorduk. Fakat düşündüğümüz gibi olmadı.
İlginç bir deneyimdi. Sorunları ortaya dökmeden, çözüm yollarını öğrenmemiz anlatılacak değil yaşanılacak bir tecrübeydi. Sadece sorunlu ailelerin değil, bütün evli çiftlerin katılması gereken bir program.


Çift atölyesinden unutamadıklarım; eşimi tanıdığımdan beri hiç gözlerimin içine bu kadar uzun süre bakmamıştı. O kadar uzun baktı ki, beni ağlattı. İlk gün öğlen olduğunda benim yüzüm öyle gülüyordu ki, ağzımı kapatamıyordum. Eşimden öyle enerji alıyordum ki, dişlerim hep görünüyordu. Atölye boyunca genelde bu şekilde idim.
Atölyede izlediğimiz bazı videolar oldu. Bu videolarda kendimle ilgili bazı yönleri fark ettim. Kendimi ve eşimi tanımaya başlıyordum. Evliliğin akıl-mantık yerine biraz daha duygu yoğunluğu istediğini fark ettim. Ayrıca kelimelerin gücünü de gördüm ve konuştuğumuzu zannederken aslında kelime kalabalığı yaptığımızı fark ettim. Az kelime ile daha kaliteli, seviyeli konuşmayı öğrendik. Gelecek için birlikte hayal kurmayı öğrendik. İki farklı birey olup da birbirimizi tamamladığımızı fark ettik. Çift atölyesi bittikten sonra, harcadığımız zamana, paraya fazlasıyla değdiğine inanıyoruz. Ayrıca nasıl oldu da bu kadar yorulduk bilemedik.
Evliliğimizin en mutlu iki ayını atölyeden sonra yaşadık. En ufak bir tartışmamız olmuyordu. Çocuklarımız bile bizdeki bu farklılığı fark ediyordu. Ramazan beyin bize öğrettiği bazı taktikler vardı. Bunları yapmadığımız için küçük atışmalarımız olmaya başladı. Yine de aile hayatımız çok toparlandı.
Atölye esnasında dinlediğimiz bir müzik vardı. İnternetten o müziği arada dinleyip o günleri hatırlamak bile iyi geliyordu. Böyle bir deneyim yaşadığım için çok mutluyum, herkese tavsiye ederim.”(Kadın-45 yaş)


“Biz atölyeye katıldığımız zaman yeni evliydik. Öyle çok büyük sıkıntılar yaşayacak kadar ilerlememiştik birlikte olduğumuz hayatta. Ama kesinlikle gidilmesi gereken bir program. Gerçekten eşinizle yeniden tanışmak için mükemmel bir şans. İki günlük süreç hem çok eğlenceli hem de gerçekten çok faydalı oldu bizim için. -Hiç bir şey kazandırmasa ki kesinlikle kazandırıyor- en kötü durumda, eş ile iyi ve kötü konuları nasıl konuşursunuz ve birbirinize olan sevginizi saygınızı nasıl karşı tarafa hissettirirsiniz onun anladığı şekilde bunu kazandırır insana. Gidilmesi gereken bir atölye.” (25 yaş- kadın)


“Nasıl anlatılır nasıl ifade edilir cümleler yeterli gelir mi bilemiyorum. Ama bu atölye mucize gibi bir şey. Artık kendinizi anlatmak için çırpındığınız, eşinize erişebilmek için bütün yolları denediğiniz günler geride kalıyor. Bir bakış ne çok şey anlatırmış da meğer biz bilemezmişiz. Artık ardı arkası gelmeyen cümleler kurmaya gerek duymuyorsunuz. Bu Atölyede eşinizle yeniden tanışıyorsunuz ve ilk günkü taze ve umut dolu duyguları yeniden yaşıyorsunuz ve bu da çocuklarınıza öyle güzel yansıyor ki. Yuvadaki huzurun sükunetin tadına doyum olmuyor. Yazık olmasın kimsenin yuvasına, yazık olmasın kimsenin çocuklarına ve yazık olmasın gelecek nesillerimize. Her şey bir adım atıp bir şeyleri değiştirmeye karar vermekle başlıyor. Biz bu adımı bu atölye ile attık ve birbirimize yeniden aşık olduk. Dünyadaki cennet hayatı bu olsa gerek.” (34 yaş-kadın)


“Sanırım ikinci kez katılsak yine aynı heyecanla ve mutlulukla katılırız. Ailemizdeki iyilik hali devam etmekte. Keşke diyoruz daha önce katılsaydık da yazık etmeseydik geçen zamana. Evliliğinde sorun yaşayan herkese tavsiye ediyorum. Atölyeye başladığınız nokta ile bittikten sonraki durumunuz arasında çok ciddi farklar oluyor. Yuvamız ve çocuklarımız için yaptığımız en büyük iyilikti. Her şey için teşekkür ederiz Ramazan hocam. Allah size hep güzellikler yaşatsın!” (34 yaş- kadın)


“Çiftler bu atölye çalışmasına katılmalı; çünkü bu işin bir matematiği varmış:)”
“Bu çalışmada gördüm ki, beni yaralayan eşim değil, ben zaten yaralıyım… Eşim benim ilacımmış…” (50 yaş-erkek)


“Atölye çalışmasıyla anladım ki; Biz aslında birbirimizi seviyormuşuz…
Eşler arasındaki duygular ölmüyormuş…” (39 yaş-erkek)
“Atölye sonunda evliliğe daha güzel bakmaya başladım ve pek çok fikrim değişti. Çok büyük sorunların aslında kolayca çözülebileceğini gördüm.” (29 yaş-kadın)


“Bu atölye çalışması için ‘aile kurtarıcı’ diyebilirim. Buraya her çiftin gelmesini isterim.” (31 yaş-kadın)


“Evliliğimiz çocukluğumuzdur diyebiliriz bu atölye için. İnsanın çocukluğunu hatırlayıp bugünle bağlantılı olması çok şaşırtıcı ve ilginç.. Evlilikte yaşanan problemlerimizi çocukluğa yani kendimize dönerek çözebiliriz…” (44 yaş-erkek)


“Bu atölye çalışması hayatımızda çok gizli belki de üstü kapalı bazı duygularımızın açığa çıkmasına neden oldu.” (32 yaş-kadın)


“2 günlük bu atölyede eşime odaklanmayı ve onunla kuracağım sağlıklı bağın her şeyi çözmeye yeteceğini gördüm.” (30 yaş-kadın)


“Atölye çalışması ailecek herkesin ihtiyacı olan ve olması gereken bir çalışmadır. Bu çalışmada hem kendini hem eşini farklı bir açıdan tanımak, eş olarak birbirini sorgulamak yerine birbiri ile diyaloğa girme yöntemidir. İki günlük süre nasıl geçtiğini anlayamıyorsun. Çalışmaya girmeden önce bir tedirginlik ve mutsuzluk var, katılım başlar başlamaz bir enerji ve mutluluk başlıyor. Parası ilk başta acıtıyor. Sonra ise hem değdiğini hem de daha yüksek olsa idi yine de değerdi diye düşünüyorsun. Kıymetli olunca maddi kısmı akılda kalmıyor. Benim için ilklerden bir deneyim idi. Her ikimiz için de yeni bir heyecandı. Çalışmada birbirini küçük düşürme ya da eleştirme bulunmuyor; olacak olsa hocanın müdahalesi ile olması gereken ile doluyor. Çalışma sorunlu olanlara yönelik diye bir algı var; aksine herkes kendi yaralarını öğreniyor. Ve tedavi etme yol ve şeklini öğreniyor. Şahsen hem kendim hem de eşim lezzet aldık ve şunu fark ettik; boş yere çok değersiz konular ile birbirimizi yaraladığımızı ve çıkılmaz duruma getirdiğimizi gördük. Başka bir zaman kendimi anlatsa idim eşim beni bu kadar hem dinlemez idi hem de anlamaz idi, ama burada bir şey oluyor (tarifsiz ) ne oluyor bilmiyorum. Kısacası ne kadar anlatsam da mutlaka bir tarafı eksik kalacaktır. Çünkü bunun için de hisler yok, duygular yok, ancak katılarak görerek ve yaşayarak tadmış olacaksınız. Herkese ve özelikle yeni evlilere bire birdir. Çok çarpılmadan bu çalışmaya katılın, ciddi bir rahatlama var bilesiniz!” (42 yaş- erkek)


“Eşime yeniden aşık oldum.”(28 yaş-kadın)

Okumaya devam et “‘MUTLU VE MUTSUZ’ ÇİFTLER İÇİN, ÇİFT ATÖLYESİ YENİDEN İSTANBUL’DA”

Katılımcılarımızın Gözünden “Çiftten Bir’e” Atölyesi

”Aile olmanın gerçek mutluluğunu, bağlılığını, samimiyetini, sıcaklığını gördüm, yaşadım. Yirmi bir yıllık evliliğimiz farkına varamadığımız yönleriyle bir hazine sandığı ise Ramazan Bey  çift atölyesi ile bize o hazine sandığının anahtarını, eşimde en kıymetli mücevherini sundu. Boşanmak üzere olduğum bir evliliğim vardı. Ben bu atölyede  evliliğin sağlam kökler ve gövde üzerine bina edildiğinde yaprak çiçek ve meyveleri dökülse de sonbahar, kış yaşansa da, fırtınalar kopsa da yeniden yeşereceğini gördüm. Ağacın kökleri çürümeye yüz tutsa bile (”boşanmaya karar verdim, artık son noktaya geldim.” dediğimi düşündüğüm an da bile) fark ettim ki; kökteki, çekirdekteki program nasıl (koşulsuz sevgi ile) köklenip büyüyerek mutlu bir evliliği meyve veriyorsa, ağacın meyvesinin  içindeki çekirdeğin programıyla (koşulsuz sevgiyle) tekrardan toprağa ekilip yeniden güçlü bir evlilik oluşabileceğini gördüm. Kalbin içinde bütün tohumları barındırdığını (sevgi, aşk, öfke, nefret kin, merhamet, şefkat) ancak siz toprağa hangisini ekerseniz toprağın size onu sunduğunu gördüm. Otuz altı yıllık hayatım bir labirentse, çift atölyesi ve terapiler çıkış yollarını gösteren bir harita oldu benim için. Ramazan Bey’e çok teşekkür ediyorum. Bize kazandırdıkları, yaşattığı, bu güzel dolu dolu unutulmaz geçen iki gün için.”
“Atölye çalışmalarına eşim tarafından silah zoruyla ve kandırılarak getirildim. Tıp doktoruyum. 21 yıllık evliliğim masaya yatırılacakmış. Şimdiye kadar karakola düşen bir işimiz olmadı,( Filistin askısı ve boks maçları dışında pek bişey olmadı 😀) …. Başta , ne olduğunu anlamaya çalıştım, baktım fena değilmiş, interaktif model ufaktan zorladı ama olsun, yeni evli çiftleri ve içinde bulundukları durumu görünce Rabbime şükrettim. Evlilik kutsal , eşinizi Allah’ın emaneti olarak alıp , o pencereden bakarsanız sorun yok, diğer tüm düşünüşler , laf salatasından ileri gidemiyor… Atölye çalışmaları çok iyi düşünülmüş ve planlanmış, benim için bir farkındalık oluştu , 21 yıldır söyleyemediğim ve beni rahatsız eden şeyleri , mayınlı arazide dolaşarak , kırmızı çizgileri belirtme fırsatı oldu. İyiydi, iyi geldi… ben en az 10-15 bardak çay içerken eşimin az çay içtiğini biliyorum ama 1 tane çayı benim zorumla içtiğini fark ettim…. basit bir şey ama önemli.. seansın sonunda ki bağırma sahnesi olmasa daha da iyiydi.. tüm ekibe kandırılarak getirilmiş biri olarak , teşekkür ederim , güzel bir hafta sonu ve farkındalık oluştu.. yeni model çalışmalar olursa yeniden , bu sefer kendi isteğimle katılabilirim ,,; iyi ve hayırlı çalışmalar dileğiyle…”
“Bu sadece bir evlilik semineri değildi aslında.. program adım adım işlenen ve sonuca götüren bir program. ‘bir bütün olarak’ program çok güzeldi..Çok verimliydi.. sadece çiftler katılıyor çünkü uygulamalı bir program bu. Bu nedenle yalnız katılım yararsız.. Atölyenin Çok boyutları var aslında..Ruhi, psikolojik,manevi, ilişkisel, sistemik…
Kullanılan müzikler, gerçek mutluluk NEŞE saçıyor gibi dinledik ve gerçekten öyle oldu.. Mutlu insan, mutlu aile neşe saçar.. Mantık buydu aslında..
Normalde erkekler ders almaktan hoşlanmaz; işte burada ders almıyor ama anlıyorlar… Çünkü dikte edilerek bir şey verilmiyor.. içlerindeki cevherler ortaya çıkıyor..Herkes kendine dönüp evet bende hata varmış sonucuna varıyor bir şekilde..Ve bu kişiyi kendini düzeltmeye götürüyor.. Kadın-erkek herkes derin bir duygusallığa ulaşıyorlar. Ve en önemlisi Rabbimizin bize tavsiye ettiği, ‘Evlilik nedir?’ bunu anlıyorsunuz..Tabi ki uygulamada nefse ağır gelen çok şey dinliyorsun, ama sonunda ‘evet bunu kendim için yapmak zorundayım’ diyorsun.. ‘Hayat ve Evlilik sınanmadır. Kendini eğiten evlilik cennetini Yaşar, cennete gider..’ Bu iki şeyi: bilimsel, manevi ve de uygulamalı öğreniyorsun.. Ve KELİMELERİN gücü..Bunu öğreniyorsun.. Ettiğiniz her kötü ya da iyi söz size döner olayını uygulamalı öğreniyorsunuz..Ve Özel tekniklerle ruhunuzda rahatlama hissediyorsunuz..Yani gerçekten bu sadece bir AİLE SEMİNERİ değildi…😉😉
Anlatılarak deneyimlenecek bir şey değil gerçekten..Ama öğrendiğin ve başkalarına anlatabileceğin çok şey oluyor..ve en önemlisi 40 yıl evli kalanların tecrübesiyle eşinizle 2 gün hiç ayrılmadan yan yana oluyorsunuz ve bu ancak yaşanarak anlaşılacak bir deneyim..
Erkekler hep şey dediler: ‘Eşimin ısrarıyla geldim ama iyi ki gelmişim.. Nasıl bu kadar uzun süre böyle kaldık bizde anlamadık ,zaman, çok hızlı geçti.’ dediler..gerisini siz düşünün☺”
”Birbirimizi çok seviyorduk. Doğru düzgün kavga bile etmemiştik yirmi yıllık evliliğimizde. Çift atölyesine ‘İlişkimiz daha iyi olabilir mi?’ acaba diye katıldık. Bu iki günde ikimiz de gördük ki; bir olmadan çift olunmuyor, çift olmadan da bir olunmuyor. Ve insanın kendisinin dahi farkında olmadığı yaralarını eşinden başka kimse bulup iyileştiremiyor. Böylesine ruhsal bir doyum, böyle içten yakınlaşma yaşamamışız yirmi yılda. Kendim, eşim ve evliliğimiz için yapabileceğimizin en iyisiydi bu atölye. Bize edindirdiği muhteşem kazanımlar için Ramazan Bey’e ve tüm emeği geçenlere tekrar  teşekkür ediyorum. Bize bu yolu açan, karşılaştıran Rabbime de sonsuz hamdüsenalar olsun.”
“Çift atölyesi hayatıma tam ihtiyacım olduğunda girdi. Sıkıntılarımız vardı, sıkıntılarımızı çözme noktasında ne yapacağımızı pek bilemiyordum. Çift atölyesi yapılacak diye duydum. İki gün boyunca yoğun ders alacağımızı düşünüyordum (Hatta kağıt kalemle gittik).
Eşime söyledim, pek katılmak istemedi. Ücreti fazla buldu.
Fakat programa katılmazsak sorunların daha çok büyüyeceğinin farkındaydı, biraz gönülsüz, biraz korkuyorduk. Başkalarının yanında aile sorunlarımızı dile getireceğimizi zannediyorduk. Fakat düşündüğümüz gibi olmadı.
İlginç bir deneyimdi. Sorunları ortaya dökmeden, çözüm yollarını öğrenmemiz anlatılacak değil yaşanılacak bir tecrübeydi. Sadece sorunlu ailelerin değil, bütün evli çiftlerin katılması gereken bir program.
Çift atölyesinden unutamadıklarım; eşimi tanıdığımdan beri hiç gözlerimin içine bu kadar uzun süre bakmamıştı. O kadar uzun baktı ki, beni ağlattı. İlk gün öğlen olduğunda benim yüzüm öyle gülüyordu ki, ağzımı kapatamıyordum. Eşimden öyle enerji alıyordum ki, dişlerim hep görünüyordu. Atölye boyunca genelde bu şekilde idim.
Atölyede izlediğimiz bazı videolar oldu. Bu videolarda kendimle ilgili bazı yönleri fark ettim. Kendimi ve eşimi tanımaya başlıyordum. Evliliğin akıl-mantık yerine biraz daha duygu yoğunluğu istediğini fark ettim. Ayrıca kelimelerin gücünü de gördüm ve konuştuğumuzu zannederken aslında kelime kalabalığı yaptığımızı fark ettim. Az kelime ile daha kaliteli, seviyeli konuşmayı öğrendik. Gelecek için birlikte hayal kurmayı öğrendik. İki farklı birey olup da birbirimizi tamamladığımızı fark ettik. Çift atölyesi bittikten sonra, harcadığımız zamana, paraya fazlasıyla değdiğine inanıyoruz. Ayrıca nasıl oldu da bu kadar yorulduk bilemedik.
Evliliğimizin en mutlu iki ayını atölyeden sonra yaşadık. En ufak bir tartışmamız olmuyordu. Çocuklarımız bile bizdeki bu farklılığı fark ediyordu. Ramazan beyin bize öğrettiği bazı taktikler vardı. Bunları yapmadığımız için küçük atışmalarımız olmaya başladı. Yine de aile hayatımız çok toparlandı.
Atölye esnasında dinlediğimiz bir müzik vardı. İnternetten o müziği arada dinleyip o günleri hatırlamak bile iyi geliyordu. Böyle bir deneyim yaşadığım için çok mutluyum, herkese tavsiye ederim.”(Kadın-45 yaş)

“Biz atölyeye katıldığımız zaman yeni evliydik. Öyle çok büyük sıkıntılar yaşayacak kadar ilerlememiştik birlikte olduğumuz hayatta. Ama kesinlikle gidilmesi gereken bir program. Gerçekten eşinizle yeniden tanışmak için mükemmel bir şans. İki günlük süreç hem çok eğlenceli hem de gerçekten çok faydalı oldu bizim için. -Hiç bir şey kazandırmasa ki kesinlikle kazandırıyor- en kötü durumda, eş ile iyi ve kötü konuları nasıl konuşursunuz ve birbirinize olan sevginizi saygınızı nasıl karşı tarafa hissettirirsiniz onun anladığı şekilde bunu kazandırır insana. Gidilmesi gereken bir atölye.” (25 yaş- kadın)

 

“Nasıl anlatılır nasıl ifade edilir cümleler yeterli gelir mi bilemiyorum. Ama bu atölye mucize gibi bir şey. Artık kendinizi anlatmak için çırpındığınız, eşinize erişebilmek için bütün yolları denediğiniz günler geride kalıyor. Bir bakış ne çok şey anlatırmış da meğer biz bilemezmişiz. Artık ardı arkası gelmeyen cümleler kurmaya gerek duymuyorsunuz. Bu Atölyede eşinizle yeniden tanışıyorsunuz ve ilk günkü taze ve umut dolu duyguları yeniden yaşıyorsunuz ve bu da çocuklarınıza öyle güzel yansıyor ki. Yuvadaki huzurun sükunetin tadına doyum olmuyor. Yazık olmasın kimsenin yuvasına, yazık olmasın kimsenin çocuklarına ve yazık olmasın gelecek nesillerimize. Her şey bir adım atıp bir şeyleri değiştirmeye karar vermekle başlıyor. Biz bu adımı bu atölye ile attık ve birbirimize yeniden aşık olduk. Dünyadaki cennet hayatı bu olsa gerek.” (34 yaş-kadın)

 

“Sanırım ikinci kez katılsak yine aynı heyecanla ve mutlulukla katılırız. Ailemizdeki iyilik hali devam etmekte. Keşke diyoruz daha önce katılsaydık da yazık etmeseydik geçen zamana. Evliliğinde sorun yaşayan herkese tavsiye ediyorum. Atölyeye başladığınız nokta ile bittikten sonraki durumunuz arasında çok ciddi farklar oluyor. Yuvamız ve çocuklarımız için yaptığımız en büyük iyilikti. Her şey için teşekkür ederiz Ramazan hocam. Allah size hep güzellikler yaşatsın!” (34 yaş- kadın)

 

“Çiftler bu atölye çalışmasına katılmalı; çünkü bu işin bir matematiği varmış:)”
“Bu çalışmada gördüm ki, beni yaralayan eşim değil, ben zaten yaralıyım… Eşim benim ilacımmış…” (50 yaş-erkek)

 

“Atölye çalışmasıyla anladım ki; Biz aslında birbirimizi seviyormuşuz…
Eşler arasındaki duygular ölmüyormuş…” (39 yaş-erkek)
“Atölye sonunda evliliğe daha güzel bakmaya başladım ve pek çok fikrim değişti. Çok büyük sorunların aslında kolayca çözülebileceğini gördüm.” (29 yaş-kadın)

 

“Bu atölye çalışması için ‘aile kurtarıcı’ diyebilirim. Buraya her çiftin gelmesini isterim.” (31 yaş-kadın)

 

“Evliliğimiz çocukluğumuzdur diyebiliriz bu atölye için. İnsanın çocukluğunu hatırlayıp bugünle bağlantılı olması çok şaşırtıcı ve ilginç.. Evlilikte yaşanan problemlerimizi çocukluğa yani kendimize dönerek çözebiliriz…” (44 yaş-erkek)

 

“Bu atölye çalışması hayatımızda çok gizli belki de üstü kapalı bazı duygularımızın açığa çıkmasına neden oldu.” (32 yaş-kadın)

 

“2 günlük bu atölyede eşime odaklanmayı ve onunla kuracağım sağlıklı bağın her şeyi çözmeye yeteceğini gördüm.” (30 yaş-kadın)

 

“Atölye çalışması ailecek herkesin ihtiyacı olan ve olması gereken bir çalışmadır. Bu çalışmada hem kendini hem eşini farklı bir açıdan tanımak, eş olarak birbirini sorgulamak yerine birbiri ile diyaloğa girme yöntemidir. İki günlük süre nasıl geçtiğini anlayamıyorsun. Çalışmaya girmeden önce bir tedirginlik ve mutsuzluk var, katılım başlar başlamaz bir enerji ve mutluluk başlıyor. Parası ilk başta acıtıyor. Sonra ise hem değdiğini hem de daha yüksek olsa idi yine de değerdi diye düşünüyorsun. Kıymetli olunca maddi kısmı akılda kalmıyor. Benim için ilklerden bir deneyim idi. Her ikimiz için de yeni bir heyecandı. Çalışmada birbirini küçük düşürme ya da eleştirme bulunmuyor; olacak olsa hocanın müdahalesi ile olması gereken ile doluyor. Çalışma sorunlu olanlara yönelik diye bir algı var; aksine herkes kendi yaralarını öğreniyor. Ve tedavi etme yol ve şeklini öğreniyor. Şahsen hem kendim hem de eşim lezzet aldık ve şunu fark ettik; boş yere çok değersiz konular ile birbirimizi yaraladığımızı ve çıkılmaz duruma getirdiğimizi gördük. Başka bir zaman kendimi anlatsa idim eşim beni bu kadar hem dinlemez idi hem de anlamaz idi, ama burada bir şey oluyor (tarifsiz ) ne oluyor bilmiyorum. Kısacası ne kadar anlatsam da mutlaka bir tarafı eksik kalacaktır. Çünkü bunun için de hisler yok, duygular yok, ancak katılarak görerek ve yaşayarak tadmış olacaksınız. Herkese ve özelikle yeni evlilere bire birdir. Çok çarpılmadan bu çalışmaya katılın, ciddi bir rahatlama var bilesiniz!” (42 yaş- erkek)

 

“Eşime yeniden aşık oldum.”(28 yaş-kadın)